CDP Hakkında

2010 yılından bu yana Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu (SU CGF) çatısı altında Türkiye operasyonunun yürütüldüğü CDP, kâr amacı gütmeyen Londra merkezli uluslararası bir kuruluştur. CDP, şirketler ve şehirler için dünyanın tek küresel çevre ve doğa raporlama sistemini sunar. 2000 yılında Londra’da kurulan CDP, sermaye piyasalarının ve kurumsal tedarik zincirlerinin gücünü kullanarak, şirketlerin çevresel etkilerini şeffaf bir şekilde raporlamaları konusunda öncü bir rol oynar.

Şirketlerin ve şehirlerin doğal kaynakları ve doğal sermayeyi nasıl kullanıldıklarını, sınırlı kaynakların yeniden üretimini nasıl etkilediklerini ve bu alandaki riskleri nasıl yönettiklerini kamuoyuna, yatırımcılara ve satın alıcılara raporlamalarına aracılık eden CDP, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak ve doğal kaynakları korumak amacıyla iş dünyasının işleyiş şeklini değiştirmeyi amaçlar. CDP, “Gezegen için olumlu” (Earth-positive) kararların alınmasını sağlayacak verileri ortaya çıkarmak, insan, gezegen ve kârın uyum içinde dengelendiği bir dünya yaratmak için çalışır.

Bugün CDP, dünyadaki en büyük ve en kapsamlı çevresel veri setine sahiptir. Elde ettiği veriler, yatırımcıları, şirketleri ve şehirleri gezegen için olumlu kararlar almaya yönlendirmektedir. 2026 yılı itibariyle 127 trilyon dolar varlığı yöneten 640’tan fazla yatırımcı ve küresel piyasa değerinin beşte birini temsil eden 270'den fazla tedarik zinciri üyesi, riskleri yönetmek, fırsatları belirlemek ve daha akıllı, sürdürülebilir kararlar almak için CDP’nin raporlama sistemini ve verilerini kullanıyor. 2025 yılında, 22.100’den fazla şirket ve 1000’den fazla şehir CDP aracılığıyla çevresel verilerini raporladı. CDP, topladığı bu verileri karşılaştırılabilir hale getirir ve alanındaki uluslararası raporlama standartlarını geliştirmeyi hedefler. Yatırımcılar ve büyük satın alıcılar adına toplanan bu veriler CDP tarafından hazırlanan analizler ve raporlar yardımıyla iş, yatırım ve politika yapım süreçlerinde kullanılır. Sürdürülebilir, dirençli ve karbonsuzlaştırılmış bir ekonomi yaratmak adına, yatırım ve satın alma kararlarında CDP derecelendirme sonuçları tüm dünyada yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.

                        

CDP’nin Türkiye’deki partneri 2010 yılından beri Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu’dur. Türkiye’den CDP’ye yanıt veren şirketler bu platform sayesinde çevre ve doğa politikalarını kamuoyu, sermaye piyasası oyuncuları ve uluslararası satın alıcılarla paylaşma şansı yakalamaktadır. CDP Türkiye’nin şirketler arasında diyaloğa olanak sağlamak, iklim değişikliğinin ve doğa tahribatının etkilerini azaltma yönündeki politikaları desteklemek, çevresel risk yönetimini kurumsal yönetim seviyesine taşıma, yanıt veren şirketleri olası faydalar hakkında eğitme, bilgilendirme ve tüm dünyada bu kapsamdaki gelişmeleri Türkiye’ye aktarma ve uygulama gibi misyonları bulunmaktadır.

CDP Türkiye ekibi, politika yapım süreçlerinde kamu, sermaye piyasası kurumları ve ilgili bakanlıkları ve diğer karar verici kurumları desteklemektedir. CDP Türkiye ekibi düzenli olarak BM İklim Değişikliği Zirvelerine Türkiye heyeti içinde katılmaktadır. Ekip, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen karbon fiyatlandırma mekanizmalarının kullanılması konularında kapasite geliştirme, farkındalık oluşturma ve eğitim çalışmalarına dahil olmuştur. ETS uygulamasının ve İklim Kanunu’nun oluşturulmasına yönelik çalışmalara katılmıştır. CDP Türkiye ekibi akademi, özel sektör kuruluşları ve sivil toplum ile yakın ilişki içerisinde çalışarak çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki gelişmelerin Türkiye’ye aktarılması ve uygulanması için çalışmalarını sürdürür. Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Platformu’nun kurucu üyelerindendir. Türkiye’de uygulanmakta olan Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi çevre verileri CDP datalarını referans alarak toplanmaktadır. Garanti Bankası İklim Endeksi ve İklim Fonu da yine CDP verilerine dayalı olarak hazırlanmaktadır. CDP Türkiye ayrıca, Türkiye’de zorunlu raporlama kapsamında sorumlu kurum olan Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) ile bir iş birliği protokolü imzalamıştır ve zorunlu raporlamaya geçiş kapsamda çalışmalar yürütmektedir.


COP31 Sürecinde CDP

COP31 hazırlık süreci kapsamında CDP, ulusal ve uluslararası düzeyde yürüttüğü faaliyetlerle çok paydaşlı iklim diyaloğunun güçlendirilmesine katkı sunmaktadır. Bu kapsamda, İklim Değişikliği Başkanlığı ve Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) başta olmak üzere kamu kurumlarıyla gerçekleştirilen görüşmelerde; iklim politikalarındaki güncel gelişmeler, sürdürülebilirlik raporlaması, iklimle bağlantılı finansal raporlamalar ve COP31 sürecinde kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine yönelik iş birliği imkanları ele alınmaktadır.

CDP Türkiye ayrıca, kamu kurumları, özel sektör, akademi, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren çeşitli platformlarda aktif rol üstlenmektedir. UN Global Compact Türkiye, Birleşmiş Milletler Türkiye ve Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle düzenlenen “COP31’e Doğru: İklim Eylemi Gündeminde Özel Sektörün Rolü” Yuvarlak Masa Toplantısı ile ESG & COP31 Forumu gibi etkinliklerde; düşük karbonlu ekonomiye geçiş, iklim finansmanı, ESG yönetişimi, sürdürülebilirlik raporlaması ve özel sektörün iklim eylemindeki rolüne ilişkin görüş ve deneyimler paylaşılmıştır.

CDP, UNFCCC kapsamında yürütülen Marakeş Ortaklığı Küresel İklim Eylem Gündemi süreçlerine de aktif katkı sunmaktadır. COP öncesinde Bonn'da gerçekleştirilen Yardımcı Organlar (SB) oturumları, resmi müzakerelerin yanı sıra çok paydaşlı iklim eylemi gündeminin şekillendirilmesi açısından önemli bir platform oluştururken, CDP Türkiye  bu süreçler kapsamında düzenlenen istişare ve toplantılara katılım sağlamaktadır. Bu çerçevede, COP30 ve COP31 İklim Yüksek Düzey Şampiyonları, UNFCCC temsilcileri ve uluslararası paydaşların katılımıyla gerçekleştirilen toplantılarda sıfır atık, döngüsel ekonomi, iklim dirençli şehirler ve veri temelli iklim yönetimi konularındaki tartışmalara katkı sağlanmıştır. Bu çalışmalar, COP31 sürecinde uygulama odaklı iklim eyleminin güçlendirilmesine ve çok paydaşlı iş birliklerinin geliştirilmesine destek olmayı amaçlamaktadır.

CDP Türkiye, COP31 hazırlık sürecine ilişkin küresel diyaloğa katkı sağlamak amacıyla London Climate Action Week (LCAW) kapsamında düzenlenen üst düzey toplantı, forum ve yan etkinliklere aktif katılım sağladı. London Climate Action Week ile ilgili bültenimizi buradan okuyabilirsiniz. 

COP31 Başkanlığı tarafından açıklanan Eylem Gündemi'nin odağını taahhütlerden uygulamaya kaydırdığı bir dönemde CDP, şirketlerin çevresel performanslarını ölçmelerine, yönetmelerine ve ilerlemelerini izlemelerine olanak sağlayan küresel raporlama sistemiyle önemli bir referans çerçevesi sunmaktadır. CDP Türkiye tarafından hazırlanan değerlendirmeler, COP31 öncelikleri ile CDP'nin iklim değişikliği, su güvenliği, ormanlar ve biyoçeşitlilik raporlamaları arasında güçlü bir uyum bulunduğunu ortaya koymakta; şirketlerin uygulama hazırlığını ve uygulama kapasitesini değerlendirmelerine katkı sağlamaktadır.


CDP Ortaklıkları ve Girişimleri

CDP, tüm dünyada, sadece uyguladığı programlarla değil başını çektiği kampanya ve çevre hareketleri ile de iş dünyası ve politika süreçleri üzerinde etkin olmaktadır. 

Dünyanın diğer lider çevre örgütleri Global Reporting Initiative (GRI), Birleşmiş Milletler’in çevre ile ilgili örgüt ve projeleri, Birleşmiş Milletler Sorumlu Yatırım İlkeleri, (UNPRI) Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Caring for Climate, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF), Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (WBCSD), Uluslararası Bütünleşik Raporlama Konseyi (Integrated Reporting,IIRC) ve Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) gibi kurumlarla iş birliği içinde çalışmakta ve çevre konusunda yönlendirici bir otorite olarak tüm girişim ve örgütlere destek vermektedir.  CDP, Bilim Temelli Hedefler Girişimi (Science Based Targets Initiative), Science Based Targets Network (SBTN), We Mean Business Coalition, The Investor Agenda ve Net-Zero Asset Managers girişimlerinin kurucu üyelerindendir.

Özellikle Paris süreci öncesi uluslararası yatırımcıların portföylerindeki kirletici şirketleri ve emisyon yoğunluğu yüksek sektörleri temizlemeye yönelik olarak başlattıkları “Portfolio Decarbonisation” hareketinin önderlerinden biri olan CDP, dünyada son yıllarda en çok ses getiren çevre kampanyası “We Mean Business” ekibinin bir parçası olarak Paris anlaşmasına yön veren öncü kurumlardan biri olmuştur.

CDP’nin GRI ile olan iş birliği kapsamında çevre ile ilgili sorular birebir CDP soruları ile eşleştirilmiş ve böylece şirketler üzerindeki raporlama yükü hafifletilmeye çalışılmıştır. Yine bu çerçevede, 2018 yılında CDP verileri, Taskforce on Climate-related Financial Disclosures (TCFD) tavsiyeleri ile tamamen uyumlu hale getirilmiştir.

CDP, dünyanın en büyük kurumsal çevre raporlama platformu olmasının yanında doğa raporlaması konusunda da yine en kapsamlı kurumsal veriyi toplamak adına çalışmalarını uzun süredir sürdürüyor. Eylül 2023'te The Taskforce on Nature-related Financial Disclosures (TNFD) ile iş birliği içerisinde olduğunu duyuran CDP, standardize edilmiş ve karşılaştırılabilir veriler elde etme, farklı gönüllü yapıları ve standartları uyumlaştırarak tek bir noktada toplama taahhüdünün başlangıcına imza atmıştır.

CDP, ayrıca Science Based Targets for Nature (SBTN) kurucu ortaklarından da biridir. Kâr amacı gütmeyen kuruluşların iş birliği neticesinde ortaya çıkan Doğa için Bilim Temelli Hedefler Ağı (SBTN), şirketlerin ve şehirlerin, doğa özelinde bilim temelli hedefler belirlemesine rehberlik etmeyi hedefler. Bu faaliyetler şirket ve şehirlerin değer zincirlerinde doğa üzerindeki etkilerini ele almalarını sağlayacak net bir yol haritası çizmelerine yardımcı olur. SBTN’nin çalışmaları, temelini CDP’nin de kurucuları arasında yer aldığı Bilim Temelli Hedefler Girişimi’nden (SBTi) almaktadır. SBTN, kara, tatlı su, okyanuslar ve biyoçeşitlilik için bilim temelli hedefler belirlemek adına metodolojiler geliştirmeye devam ediyor.

CDP, sorumlu tarım ve ormancılık tedarik zincirlerine yönelik taahhütlerin hayata geçirilmesini desteklemek amacıyla Hesap Verebilirlik Çerçevesi Girişimi (Accountability Framework initiativeAFi) ile iş birliği içinde çalışmaktadır. Bu iş birliği kapsamında CDP raporlama çerçevesi, AFi’nin temel ilkeleriyle uyumlu hale getirilerek kuruluşların tedarik zincirlerinde ormansızlaşma ve doğal ekosistem dönüşümünü ortadan kaldırmaya yönelik taahhütlerini ortak tanım ve ilkeler doğrultusunda raporlamaları desteklenmektedir.

CDP ayrıca, döngüsel ekonomi yaklaşımının yaygınlaştırılması amacıyla Ellen MacArthur Foundation (EMF) ile iş birliği yürütmektedir. EMF ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından başlatılan Yeni Plastik Ekonomisi Küresel Taahhüdü, plastiklerin atık veya kirliliğe dönüşmediği bir döngüsel ekonomi vizyonu etrafında küresel paydaşları bir araya getirmektedir. CDP, kurumsal soru setindeki plastik göstergelerini EMF’nin çalışmalarıyla uyumlu hale getirmek üzere iş birliği yapmakta ve kuruluşların CDP aracılığıyla bu taahhütler kapsamında da raporlama yapabilmelerini desteklemektedir.

CDP’nin global raporlama ekosistemindeki rolüne baktığımızda CDP raporlaması, son yıllarda yaygınlaşan Bilim Temelli Hedefler, Net-sıfır hedefleri ve TCFD gibi birçok önemli kurumun benimsenmesi ve kurumsallaştırılmasında önemli bir rol oynuyor; ve tüm dünyada raporlama konusunda ana girişim ve çerçevelerin entegrasyonu ve yıldan yıla performans izleme rolünü de üstleniyor. Örnek olarak SBTİ’ın ana paydaşı olan CDP her yıl raporlama yapan binlerce şirkete bilim temelli hedeflerin belirlenmesine ilişkin özel sorular sunar ve şirketler hedeflerini CDP aracılığıyla standart bir formatta düzenli olarak raporlama şansını yakalar.


CDP’de Yeni Dönem

Sürdürülebilirlik raporlamalarının geleceğine baktığımızda karşımıza çıkan en önemli trendlerin başında doğa temelli raporlamaya geçiş geliyor. CDP açısından baktığımızda da önümüzdeki dönemin odağı bu. Çünkü iklim kriziyle başa çıkmak, doğa krizini eş zamanlı olarak ele almadan başarılamaz.

Bu kapsamda CDP, 2024 yılında şirketlerin sürdürülebilirlik yolculuğunu daha verimli kılmak amacıyla raporlama süreçlerinde kapsamlı değişiklikler gerçekleştirdi. Bu değişiklikler, yalnızca şirketlerin daha etkili çevresel veriler sunmalarını sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda küresel sermaye piyasalarının ve politika yapıcıların ihtiyaç duyduğu karşılaştırılabilir ve karar verme süreçlerini daha adil hale getiren verilere erişimini kolaylaştırıyor.

 

test

 

Yenilenen CDP platformu CDP, 2024 yılında, yeni bir teknoloji platformu aracılığı ile, raporlamayı önemli ölçüde geliştirecek ve iklim hareketini hızlandıracak yeni bir arayüz sundu. Kullanıcı deneyimini artıracak bu yeni teknoloji platformu aracılığıyla şirketler çok daha kolay bir şekilde raporlama yapabilmekte. Diğer yandan bu platform CDP verilerinin karşılaştırılabilirliğini ve tutarlılığını artırmayı hedefliyor.

CDP soru setleri konsolide edildi: 2024'te, Su Güvenliği, Ormansızlaşma ve İklim Değişikliği soru setleri tek bir entegre kurumsal soru seti altında birleştirdi. Bu durum raporlamayı basitleştirerek, tekrarlanmayan şekilde doğru soruları doğru şirketlere yönlendirmeyi sağlıyor

Entegrasyon ne anlama geliyor? CDP Kurumsal Soru Seti'nde temaya özgü sorular halen var ve raporlama yapan şirketler temalara ilişkin soruları tek bir birleşik arayüzde görebiliyorlar ve yalnızca tek bir kez yanıt vermeleri yeterli. Şirketler, 'Çevresel Performans' dışındaki tüm modüllerde entegre sorular görebilirken, 'Çevresel Performans' bölümü, raporlama yaptıkları çevresel temalara özgü farklı bölümler ve sorular içeriyor. Bu, finansal hizmetler sektörü hariç tüm sektörler için geçerli.

Değer zinciri haritalaması: Raporlama yapan şirketler artık değer zincirlerinde yer alan kuruluşlar hakkında bilgi sağlamak durumda.

Risk değerlendirmesini bir adım öteye taşımak: Yalnızca iş ile ilgili riskler ve fırsatlara odaklanan risk değerlendirmesinden, çevresel etkilerin ve bağımlılıkların değerlendirilmesine geçiş yapıldı.

Tüm şirketler biyoçeşitlilik ve plastikler konusunda raporlama yapıyor: Böylece bu iki önemli konu hakkında piyasada ihtiyaç duyulan veriye erişim artacak. Plastiklerin etkisini en çok hisseden sektörlere, daha geniş bir soru seti sunuluyor.

CDP KOBİ’lere yönelik yeni bir kurumsal soru seti yayınladı: KOBİ soru setindeki sorular, CDP'nin şirketlere yönelik kurumsal soru setiyle uyumlu; ancak daha az veri talep ediyor ve basitleştirilmiş bir yapıya sahip. Bu da KOBİ'lerin nereye odaklamaları, nasıl kapasite geliştirmeleri ve nasıl harekete geçmeleri gerektiğinin anlaşılmasını kolaylaştırmayı hedefliyor. Daha az soru, basitleştirilmiş format ve geliştirilmiş rehberlikle bu yeni soru seti, KOBİ'lerin sahip olduğu kaynaklarla çok daha iyi uyum sağlıyor.  CDP KOBİ soru seti iklim değişikliğine odaklanıyor ve sektöre özgü soruları içermiyor.

Finansal Hizmetler Soru Seti: Finansal Hizmet sektörüne özgü soruları içeren ve portföylere yönelik raporlama yapılmasını zorunlu kılan yeni bir entegre modül oluşturuldu.

CDP neden böyle bir adım attı ve soruları entegre hale getirerek diğer standartlarla uyumlu hale getirdi?

İklim krizi, aynı anda doğa krizini ele almadan başarılamaz. Karbon emisyonları ve iklim değişikliği sadece sorunun bir parçasıdır. İklim ve doğa eş zamanlı ve adil bir şekilde ele alınmalıdır. Bu, ekosistemleri korumayı, restore etmeyi, daha sürdürülebilir tarım ve ormancılık uygulamalarına geçişi ve döngüsel bir ekonomiyi benimsemeyi içerir. Doğa raporlaması, birbiriyle örtüşse de birbirinden bağımsız çerçeveler, standartlar ve yasaları referans alıyor. CDP, bu anlamda doğa raporlaması konusunda da yine en kapsamlı kurumsal veriyi toplamak adına uyumlaştırma çalışmalarını sürdürüyor. 2024 yılında benimsenen CDP entegre raporlama yaklaşımı, iklim ve doğayı bir bütün olarak ele alarak dünyanın ihtiyaç duyduğu bütüncül çevresel eylemi bir adım daha öteye taşımaya yardımcı oluyor.

Doğa temelli raporlamaya geçişte en önemli adımlardan bir tanesi, TCFD’nin bir uzantısı olarak görebileceğimiz TNFD’nin oluşmasıydı. TCFD tüm şirketlerin ana akım finansal raporları içerisinde iklimle ilgili konuları nasıl ele alacaklarına dair bir çerçeve sunan en önemli kurumlardan biri. Şimdi de TNFD, şirketlerin doğa ile ilgili bağımlılıkları, etkileri, riskleri ve fırsatları raporlamaları ve bu konuda harekete geçmeleri için bir dizi raporlama önerisi ve rehber geliştirdi. Bu öneriler ve rehberlik, iş dünyası ve finans kuruluşlarının doğayı karar verme süreçlerine entegre etmelerini sağlayacak ve nihayetinde küresel finansal akışın doğaya ve topluma zarar vermeyen şirketlere kaymasına yardımcı olacak.

Bu kapsamda yine çok önemli kurum kâr amacı gütmeyen kuruluşların iş birliği neticesinde ortaya çıkan Doğa için Bilim Temelli Hedefler Ağı (SBTN). CDP, tıpkı Bilim Temelli Hedefler Girişimi’nde olduğu gibi, SBTN aracılığıyla şirketlerin ve şehirlerin, doğa özelinde bilim temelli hedefler belirlemesine rehberlik etmeyi hedefliyor.

CDP çalışmalarını gezegen sınırlarının tamamını kapsayacak şekilde genişletiyor. Bu, raporlama çerçevesini hem iklimle hem de doğayla ilgili tüm raporlamaları kapsayacak şekilde uyarlamak anlamına geliyor. CDP, Ormansızlaşma ve Su Güvenliği soru setleriyle bu konuların çoğunu ele aldı ve 2018'de TCFD'nin dahil edilmesiyle zaten TNFD’ye kısmen uyumlu hale geldi. Şimdi, entegre soru seti ve TNFD ile SBTN'e özgü içeriklerin nihai olarak dahil edilmesiyle, CDP, şirketler ve finansal kurumlar için doğa ile ilgili raporlama tavsiyelerinin gerekliliklerini yerine getirebilecekleri bir raporlama platformu sağlamaya yönelik süreci başlatmış oldu.


CDP'nin Raporlama Çerçeveleri ve Standartlarıyla Uyumu

CDP, hızla değişen iş dünyası koşullarında şirketlerin sürdürülebilirlik yolculuklarına yardımcı olma açısından kritik bir rol oynar. CDP, şirketler üzerindeki raporlama yükünü azaltmak için uzun yıllardır kurumsal raporlama çerçeveleri ve standartları arasında tutarlılık sağlama rolünü üstleniyor. CDP’nin dünya çapında en önemli çerçeve ve standartlarla uyumlu hale getirilen “Kurumsal Soru Seti” şirketlerin raporlama yükümlülüklerini önemli ölçüde azaltmayı amaçlar. CDP, uluslararası raporlama çerçeveleri ve standartlarıyla uyumlu çalışarak, şirketlerin sürdürülebilirlik performanslarını doğru bir şekilde raporlamalarına ve yatırımcılar ile diğer paydaşların ihtiyaç duydukları verilere erişimini kolaylaştırmaya destek olur.


 

Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS) S2 İklimle İlgili Raporlamalar

CDP 2026 Uyum Durumu: IFRS S2 Standardı ile Tam Uyumlu

CDP, Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu'nun (ISSB) küresel iklim raporlamaları alanındaki en önemli ortağıdır ve 2025 yılında 22.100'den fazla şirket bu konuda raporlama yapmıştır. ISSB'nin iklim standardı, CDP'nin iklim raporlamaları için temel bir referans noktasıdır. 2024 yılından bu yana, CDP soru seti IFRS S2 İklimle İlgili Raporlamalar (IFRS S2) ile tamamen  uyumlu hale getirilmiştir. CDP Kurumsal Soru Seti, şirketlerin ISSB açıklamalarına giden yolda desteklenmesi için etkili bir araç sağlamaktadır.

Küresel Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın (GSYH) yaklaşık %60'ını temsil eden yargı alanları, ISSB Standartlarını kendi yasal veya düzenleyici çerçevelerine dahil etmek üzere adımlar atmaktadır. Küresel piyasa değerinin üçte ikisini temsil eden ve çevresel verilerini hâlihazırda CDP aracılığıyla açıklayan şirketler, ISSB Standartlarını benimseyen yargı alanlarındaki yeni gereklilikleri karşılamaya yönelik önemli bir hazırlık sürecindedir.

İndir: IFRS S2 ile CDP Tam Kurumsal Soru Seti 2026 Eşleştirme Dokümanı

 

Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS)

CDP 2026 Uyum Durumu: Yüksek Düzeyde Uyum ve Birlikte Çalışabilirlik

ESRS, sürdürülebilirlikle ilgili bilgilerin kurumsal raporlanmasına yönelik olarak, Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD) kapsamında yasal olarak bağlayıcı standartlardır. Bu standartlar, hem AB merkezli şirketler hem de bölgede faaliyet gösteren AB dışı şirketler için geçerlidir.

CDP, Omnibus öncesi ESRS iklim standardı (ESRS E1) ile büyük ölçüde uyumludur. CDP, 2023 yılından bu yana Avrupa Finansal Raporlama Danışma Grubu (EFRAG) ile yakın iş birliği içinde çalışmakta olup, CDP'nin 2026 soru seti ile Omnibus öncesi ESRS E1 arasındaki güncellenmiş eşleştirme çalışmasını yürütmektedir. Gözden geçirilmiş (Omnibus sonrası) ESRS standartları resmen kabul edildiğinde ise CDP, revize edilen ESRS 2 ile E1-E5 standartlarının 2026 CDP soru setiyle uyumunu gösteren eşleştirme dokümanlarını yayımlamak üzere EFRAG ile iş birliği yapacaktır.

Düzenleyici gerekliliklerin sürekli geliştiği bir ortamda CDP, ESRS kapsamındaki iklimle ilgili açıklamalara hazırlık sürecini destekleyen ve bu verilerin somut iş değeri yaratacak şekilde kullanılmasına katkı sağlayan güçlü bir araç olmaya devam etmektedir.

İndir: Omnibus Öncesi ESRS E1 ile 2026 CDP Soru Seti Eşleştirme Dokümanı

 

İklimle İlgili Finansal Beyanlar Görev Gücü (TCFD)

CDP 2026 Uyum Durumu: TCFD tavsiyeleri ile uyumlu.

Finansal İstikrar Kurulu (FSB) tarafından kurulan İklimle İlgili Finansal Beyanlar Görev Gücü (TCFD), iklimle ilgili riskler ile finansal istikrar arasındaki bağlantıyı vurgulayarak iklim raporlaması gündeminin ilerlemesine önemli katkı sağlamıştır. Görev Gücü, hem kuruluşların hem de sermaye piyasası aktörlerinin iklim değişikliğine ilişkin bilgileri açıklamasını tavsiye etmiştir.

CDP’nin iklim değişikliği veri noktaları, 2018 yılından bu yana TCFD tavsiyeleri ile uyumlu hale getirilmiştir. Bu sayede kuruluşlar; iklimle ilgili konuların yönetişim, strateji, risk yönetimi ile metrikler ve hedefler çerçevesinde nasıl ele alındığına ilişkin verileri açıklamaya teşvik edilmektedir.

TCFD tavsiyelerini ve temel sütunlarını somut raporlama sorularına ve standartlaştırılmış yıllık bir formata dönüştüren CDP, yatırımcılar ve raporlama yapan kuruluşlar için TCFD Çerçevesi’nin uygulamaya geçirilmesini sağlayan benzersiz bir platform sunmaktadır.

TCFD çerçevesi küresel ekonomi genelinde önemini korumaktadır. Bununla birlikte, Görev Gücü 2024 yılında faaliyetlerini sonlandırmış ve sorumlulukları IFRS Vakfı’na devredilmiştir.

TCFD tavsiyelerine ilişkin teknik notumuz, CDP sorularının bu tavsiyelerle eşleştirmesini içermektedir.

İncele: CDP ile TCFD Eşleştirme Dokümanı

 

Doğayla İlgili Finansal Beyanlar Görev Gücü (TNFD) Tavsiyeleri

CDP 2026 Uyum Durumu: Artan Uyum, Tam Uyuma Doğru İlerleme

CDP, Görev Gücü'nün kuruluşundan bu yana TNFD'nin temel bilgi ve uygulama ortaklarından biri olmuş; küresel ölçekte piyasa katılımcılarını desteklemek amacıyla bilgi paylaşımı ve kapasite geliştirme girişimlerinde TNFD ile iş birliğini sürdürmektedir.

CDP kurumsal soru seti, TNFD açıklama tavsiyeleri ile kısmen uyumludur ve şirketlerin TNFD ile uyumlu verilerini doğrudan paydaşlara ve piyasaya açıklamalarına olanak sağlayan bir platform sunmaktadır.

Raporlama yapan şirketlerin ve veri kullanıcılarının, CDP'nin TNFD tavsiyeleri ile temel küresel ve sektörel metriklerle olan uyumunu daha iyi anlayabilmeleri amacıyla ayrıntılı ve üst düzey eşleştirme dokümanları sunulmaktadır.

İndir: CDP ile TNFD Arasındaki Ayrıntılı Eşleştirme Dokümanı (Granular Mapping)

 

Küresel Raporlama Girişimi (GRI) Standartları

GRI, her ölçekteki kuruluşun sürdürülebilir ve uzun vadeli değer yaratmasını ve dünyada olumlu değişimi teşvik etmesini sağlayan standartlar, araçlar ve eğitimler sunmaktadır. CDP ve GRI, raporlamayı kolaylaştırmak, karşılaştırılabilir verilere erişimi artırmak ve çevresel raporlamanın en yüksek hedefleri yansıtmasını sağlamak amacıyla birlikte çalışmaktadır.

Şirketler, GRI’nın İklim Değişikliği: 102, Enerji: 103, Su ve Atıksu: 303 ve Biyolojik Çeşitlilik: 101 Standartları ile kısmen uyumlu olan CDP soru seti aracılığıyla, GRI ile uyumlu verilerini paydaşlara ve daha geniş küresel pazara raporlayabilmektedir.

CDP ve GRI ayrıca, GRI 102 ve 103 Standartları ile CDP Tam Kurumsal Soru Seti arasındaki eşleştirmeyi gösteren ortak bir doküman hazırlamıştır.

İndir: GRI 102 ve 103 Standartları ile CDP Tam Kurumsal Soru Seti 2026 Eşleştirme Dokümanı

 

Sera Gazı (GHG) Protokolü

CDP 2026 Uyum Durumu: GHG Protocol Standartları ile Uyumlu

CDP’nin iklim etkileri, metrikler ve hedeflere ilişkin raporlama gereklilikleri; GHG Protokolü Kurumsal Standardı (Corporate Standard), Kapsam 2 Rehberi (Scope 2 Guidance), Kurumsal Değer Zinciri (Kapsam 3) Standardı (Corporate Value Chain – Scope 3 Standard) ve Tarım Rehberi (Agriculture Guidance) ile uyumludur. CDP’nin soru bazlı rehberleri ayrıca kuruluşları, kurumsal sınırlarının belirlenmesinde, emisyon envanterlerinin raporlanmasında ve diğer temel emisyon metriklerinin hesaplanmasında GHG Protokolü’nü benimsemeye teşvik etmektedir.

GHG Protokolü Tarım Rehberi'nin yerini yeni GHG Protokolü Arazi Sektörü ve Giderimler Standardı'nın (Land Sector & Removals Standard – LSRS) almasıyla birlikte, CDP 2026 yılında soru setini güncelleyerek kuruluşların gelecekteki raporlama dönemlerinde talep edilecek verileri toplamaya hazırlanmalarını sağlamıştır. CDP, GHG Protokolü ile iş birliğini sürdürmekte olup, 2027 yılında soru setini LSRS ile uyumlu hale getirmeyi hedeflemektedir.

GHG raporlamasına ilişkin CDP teknik notları ve rehber dokümanlarını indirin:

 

Accountability Framework Girişimi (AFi)

CDP, şirketlerin sorumlu tarım ve ormancılık tedarik zincirlerine yönelik taahhütlerini yerine getirmelerine destek olmak amacıyla AFi’nin iş birliğine dayalı çalışmalarının bir parçasıdır. Accountability Framework, şirketlerin etik tedarik zinciri taahhütlerini belirlemelerine, uygulamalarına, izlemelerine ve raporlamalarına yardımcı olmak üzere ortak tanımlar, normlar ve iyi uygulamalar sunan bir dizi ilke ve rehberden oluşmaktadır.

CDP, AFi ile uyumu sürdürmek amacıyla iş birliği içinde çalışmaktadır. Böylece CDP aracılığıyla raporlama yapan kuruluşlar, aynı zamanda girişim kapsamında belirlenen temel ilkeler doğrultusunda da raporlama gerçekleştirmektedir. AFi ile uyum, kuruluşların tedarik zincirlerinden ormansızlaşmayı ve arazi dönüşümünü ortadan kaldırmalarına yönelik tutarlı ve uzlaşıya dayalı beklentilerin oluşturulmasını sağlamakta; ayrıca açıklama ve raporlama metriklerinde uyumu desteklemektedir.

Accountability Framework’ün temel ilkeleri, operasyonel rehberleri ve tanımlarının uygulanmasına yönelik daha fazla destek için AFi e-öğrenme platformunu ziyaret edebilirsiniz.

 

Ellen MacArthur Foundation (EMF) Küresel Taahhüdü

Ellen MacArthur Foundation ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından başlatılan Yeni Plastik Ekonomisi Küresel Taahhüdü (New Plastics Economy Global Commitment), plastikler için döngüsel ekonomi vizyonu etrafında dünya genelinden şirketleri, hükümetleri ve diğer kuruluşları bir araya getirmektedir. Bu vizyona göre plastikler hiçbir zaman atık veya kirliliğe dönüşmemelidir. Kasım 2025’te, bu ilerlemeyi temel alan güncellenmiş 2030 Küresel Taahhüdü yayımlanmıştır. Bu gelişmeyle birlikte, plastik ambalaj pazarının %20’sini temsil eden şirketler, bir sonraki aşamaya yeniden taahhütte bulunarak 2030 hedefleri belirlemeyi ve kaydettikleri ilerlemeyi kamuoyu ile paylaşmayı kabul etmiştir.

EMF, plastik ambalajların üretimi, ticarileştirilmesi ve kullanımına odaklanmaktadır. CDP, bu konuları büyük ölçüde soru setinin "Çevresel Performans – Plastikler" modülü kapsamında ele almaktadır. CDP, EMF ile iş birliği içinde, EMF Küresel Taahhüdü'nün gelecekteki gelişmeleriyle uyumlu plastik veri noktaları geliştirmektedir. Bu çalışmaların amacı, yakın gelecekte kuruluşların CDP Tam Kurumsal Soru Seti aracılığıyla raporlama yaparak Küresel Taahhüt kapsamında da raporlama gerçekleştirebilmelerini sağlamaktır.


Türkiye’nin Küresel Raporlama Standartlarıyla Uyumu

CDP, Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (ESRS) ile yüksek düzeyde uyum ve birlikte çalışabilirlik sağlayarak şirketlerin gelişen düzenleyici gerekliliklere hazırlanmasını desteklemektedir. CDP’nin uyumlaştırma çalışmaları, Türkiye’deki şirketlerin hem Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi’ne (CSRD) hem de Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na (TSRS) uyum süreçlerini desteklemektedir.

2025 yılı itibarıyla Türkiye’den CDP’ye verilen yanıtların ESRS ile uyum oranı %71’e ulaşmıştır. Bu oran, 2024 yılında kaydedilen %65’lik seviyeye kıyasla önemli bir ilerlemeye işaret etmektedir. Şirketler sürdürülebilirlik raporlaması alanında önemli gelişim gösterirken; çifte önemlilik (double materiality), değer zinciri şeffaflığı, doğa ve biyoçeşitlilik gibi alanlarda daha kapsamlı entegrasyona ihtiyaç devam etmektedir.

Genel olarak, Türkiye’deki şirketler CDP’nin güncellenmiş ve uluslararası standartlarla uyumlu yapısı sayesinde ESRS kapsamındaki raporlama gerekliliklerine hazırlık konusunda güçlü bir temel oluşturmaktadır. Bu eğilim, şirketlerin gönüllü raporlama platformları aracılığıyla dahi entegre sürdürülebilirlik raporlaması yaklaşımını giderek daha fazla benimsediğini göstermektedir.

 

CDP Programları

İklim Değişikliği Programı

İklim değişikliği risklerinin etkin bir şekilde yönetilebilmesi için şirketlerin bu konudaki farkındalıklarının ölçüm ve raporlama yoluyla artırılması büyük önem taşımaktadır. CDP, 700’den fazla sermaye piyasası imzacısının ve 270’ten fazla büyük satın alıcı kuruluşun desteğiyle, dünyanın en büyük şirketlerinden iklimle ilgili riskleri, fırsatları ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş süreçlerine ilişkin verileri raporlamalarını talep etmektedir.

CDP'nin İklim Değişikliği soru seti; şirketlerin iklim yönetişimi, stratejileri, risk ve fırsat yönetimi, sera gazı emisyonları, iklim geçiş planları ile iklimle bağlantılı finansal etkilerini değerlendirmelerine ve raporlamalarına olanak sağlamaktadır. Raporlanan veriler, şirketlerin iklim kaynaklı risklerini daha etkin yönetmelerine, düşük karbonlu dönüşüm fırsatlarını değerlendirmelerine ve yatırımcılar ile diğer paydaşların daha bilinçli kararlar almasına katkı sunmaktadır.

İklim değişikliği, şirketler açısından önemli finansal riskler yaratırken aynı zamanda önemli fırsatlar da sunmaktadır. CDP aracılığıyla raporlama yapan şirketler, iklimle bağlantılı fırsatların trilyonlarca dolarlık finansal değer yaratma potansiyeline sahip olduğunu belirtmektedir. Şeffaflık ve güvenilir veri açıklamaları, şirketlerin dayanıklılıklarını artırmalarına, rekabet avantajı elde etmelerine ve net sıfır ekonomisine geçişlerini hızlandırmalarına yardımcı olmaktadır.

CDP İklim Değişikliği Programı hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için: CDP Climate Change Programı

 

Su Güvenliği Programı

Dünya, küresel ekonominin istikrarını doğrudan etkileyen bir su kriziyle karşı karşıyadır. Suyla ilgili riskler şirketler için önemli finansal riskler yaratırken, aynı zamanda yeni iş modelleri, ürünler ve hizmetler geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar da sunmaktadır.

CDP'nin Su Güvenliği soru seti, şirketlerin suyla ilgili bağımlılıklarını, etkilerini, risklerini ve fırsatlarını ölçmelerine, yönetmelerine ve şeffaf bir şekilde açıklamalarına olanak sağlamaktadır. Su yönetişimi, strateji, risk ve fırsat yönetimi, su kullanımı, hedefler ve performans göstergeleri gibi konuları kapsayan açıklamalar; şirketlerin su risklerine karşı dayanıklılıklarını artırmalarına ve uzun vadeli değer yaratmalarına katkı sunmaktadır.

CDP aracılığıyla raporlanan veriler, yatırımcılar ve diğer paydaşların daha bilinçli kararlar almasını desteklerken, şirketlerin performanslarını sektör liderleriyle karşılaştırmalarına ve su güvenliğini geliştirmeye yönelik iş birliği fırsatlarını belirlemelerine yardımcı olmaktadır. Su etkilerinin ölçülmesi, izlenmesi ve yönetilmesi, daha dirençli ve sürdürülebilir bir iş modeline geçişin temel unsurları arasında yer almaktadır.

CDP Su Güvenliği Programı hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için: CDP Water Security Programı

 

Ormansızlaşma Programı

Ormansızlaşma, biyoçeşitlilik kaybı ve arazi kullanımındaki değişiklikler; şirketler, yatırımcılar ve küresel ekonomi açısından önemli riskler oluşturmaktadır. Orman riskine sahip emtialar (orman ürünleri, sığır ürünleri, soya, palm yağı, kakao, kahve ve kauçuk gibi) milyonlarca ürünün tedarik zincirinde yer almakta ve şirketlerin çevresel etkilerinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.

CDP'nin Ormanlar soru seti, şirketlerin ormanlarla ilişkili bağımlılıklarını, etkilerini, risklerini ve fırsatlarını ölçmelerine, yönetmelerine ve açıklamalarına olanak sağlamaktadır. Soru seti; ormansızlaşma, arazi kullanımı değişikliği, tedarik zinciri izlenebilirliği, yönetişim, risk yönetimi ve ormansızlaşmadan arındırılmış tedarik zincirlerine geçiş gibi konuları kapsamaktadır.

CDP aracılığıyla raporlanan veriler, şirketlerin ormanlarla ilişkili risklerini daha etkin yönetmelerine, tedarik zincirlerinde şeffaflığı artırmalarına ve doğa pozitif dönüşümü desteklemelerine katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda yatırımcılar ve diğer paydaşlar için güvenilir ve karşılaştırılabilir veri sunarak daha bilinçli karar alma süreçlerini desteklemektedir.

CDP Ormanlar Programı hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için: CDP Forests Programı

 

Plastikler Programı

Plastik üretimi ve tüketiminin hızla artması, ekosistemler, ekonomiler ve toplumlar üzerinde ciddi etkiler yaratmaktadır. Plastik kirliliği; iklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı ve su güvenliği gibi çevresel sorunlarla yakından bağlantılı olup, şirketler açısından önemli riskler ve fırsatlar ortaya çıkarmaktadır.

CDP, plastik raporlamasının yaygınlaştırılmasını ve plastik üretimi, ticarileştirilmesi ve kullanımında doğrusal modelden döngüsel ekonomiye geçişi desteklemektedir. CDP'nin entegre kurumsal soru seti, şirketlerin plastiklerle ilişkili faaliyetlerini, etkilerini, bağımlılıklarını, risklerini ve fırsatlarını ölçmelerine, yönetmelerine ve açıklamalarına olanak sağlamaktadır. Şirketler ayrıca plastik kullanımını değer zinciri boyunca haritalandırabilir, plastikle ilgili hedefler belirleyebilir ve döngüsellik potansiyellerini değerlendirebilir.

CDP aracılığıyla raporlanan veriler, şirketlerin plastik ayak izlerini daha iyi anlamalarına, plastik kirliliğini azaltmaya yönelik stratejiler geliştirmelerine ve değişen düzenleyici gerekliliklere hazırlanmalarına yardımcı olmaktadır. Güvenilir ve karşılaştırılabilir veri raporlamaları, plastik kirliliğiyle mücadelede ve döngüsel ekonomiye geçişin hızlandırılmasında önemli bir rol oynamaktadır.

CDP Plastikler Programı hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için: CDP Plastics Programı

CDP A Data Driven Call to Action on Plastics Pollution raporuna ulaşmak için tıklayınız.

 

Biyoçeşitlilik Programı

Biyoçeşitlilik kaybı, şirketler ve finansal kuruluşlar açısından giderek daha önemli bir risk alanı haline gelmektedir. Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi'nin (Global Biodiversity Framework - GBF) 15. Hedefi, şirketlerin biyoçeşitlilikle ilişkili bağımlılıklarını, etkilerini ve risklerini değerlendirmelerini, açıklamalarını ve azaltmalarını öngörmektedir.

CDP, şirketlerin biyoçeşitlilikle ilgili bağımlılıklarını, etkilerini, risklerini ve fırsatlarını değerlendirmelerine, açıklamalarına ve bu doğrultuda harekete geçmelerine ilişkin ilerlemelerini takip etmektedir. TNFD ve ESRS ile uyumlu veriler kullanılarak gerçekleştirilen analizler, özel sektörün doğa ile ilgili konularda daha güçlü eylemler geliştirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

CDP aracılığıyla raporlanan veriler, şirketlerin biyoçeşitlilikle ilgili hedefler belirlemelerine, ilerlemelerini izlemelerine ve doğa pozitif dönüşümü desteklemelerine katkı sağlamaktadır. Güvenilir ve karşılaştırılabilir çevresel veriler, şirketlerin doğa üzerindeki etkilerini azaltmalarına ve Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi hedeflerine ulaşılmasını desteklemelerine yardımcı olmaktadır.

CDP'nin biyoçeşitlilik hedeflerine ilişkin değerlendirmeleri hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için: CDP Biodiversity Targets Raporu

 

Okyanus Programı

Okyanuslar, hem insanlar hem de deniz ekosistemleri için yaşamsal öneme sahiptir. Milyonlarca istihdam ve önemli ekonomik değer, sağlıklı ve dirençli okyanus ekosistemlerine bağlıdır. Küresel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yaklaşık %5'i doğrudan okyanus ekonomisine bağlıyken, deniz ekosistemlerinin %60'ı bozulma süreci yaşamaktadır.

Kuruluşların doğa pozitif kararlar alabilmesi için açık, karşılaştırılabilir ve eyleme geçirilebilir okyanus verilerine ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak okyanuslarla ilgili veriler halen sınırlıdır. Bu doğrultuda CDP, veri açığının kapatılmasına katkı sağlamak amacıyla 2026 yılı itibarıyla ilk kez kurumsal soru setine okyanuslarla ilgili soruları entegre etmiştir.

CDP aracılığıyla raporlanan veriler, kuruluşların okyanuslarla ilişkili etkilerini, risklerini ve fırsatlarını daha iyi anlamalarına, karar alma süreçlerini güçlendirmelerine ve doğa pozitif dönüşümü desteklemelerine yardımcı olacaktır.

CDP Okyanuslar programı hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için: CDP Ocean Programı

 

Tedarik Zinciri Programı

Tedarik zincirleri, şirketlerin iklim, su, ormanlar ve diğer çevresel konularla ilişkili risklere maruz kaldığı en önemli alanlardan biridir. CDP Tedarik Zinciri Programı, şirketlere değer zincirleri boyunca çevresel riskleri, etkileri ve fırsatları daha iyi anlama ve yönetme fırsatı sunar.

Dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu ve tedarikçi ağına sahip olan CDP, kuruluşların tedarikçileriyle ölçeklenebilir şekilde etkileşim kurmalarını ve çevresel verileri standartlaştırılmış, karşılaştırılabilir ve güvenilir bir formatta toplamalarını sağlamaktadır. Bu sayede şirketler, tedarik zincirlerindeki riskleri belirleyebilmekte, daha bilinçli satın alma kararları alabilmekte ve uzun vadeli dayanıklılıklarını güçlendirebilmektedir.

CDP, tedarikçi katılımı, risk yönetimi ve değer zinciri boyunca çevresel eylemin yaygınlaştırılması konusunda 18 yılı aşkın deneyime sahiptir. 2025 yılında yaklaşık 45.000 tedarikçi, CDP Tedarik Zinciri Programı kapsamında çevresel verilerini açıklamaya davet edilmiştir

CDP Tedarik Zinciri Programı hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için: CDP Supply Chain Programı

 

Şehirler Programı

CDP, şehirlerin ve yerel yönetimlerin çevresel etkilerini ölçmelerini, anlamalarını ve bu doğrultuda harekete geçmelerini desteklemekte; iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum çalışmalarını şeffaf bir şekilde açıklayabilecekleri küresel bir platform sunmaktadır.

CDP-ICLEI Track aracılığıyla şehirler; iklim değişikliği risklerini, uyum ve azaltım planlarını, eylemlerini ve etkilerini raporlayarak iklim liderliği yolculuklarını izleyebilmekte ve ilerlemelerini değerlendirebilmektedir. Raporlanan veriler, şehirlerin öncelikli projeleri için yatırım çekmelerine, dayanıklılıklarını artırmalarına ve vatandaşları için daha sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmalarına katkı sağlamaktadır.

Şehirler, çevresel şeffaflık alanında güçlü bir liderlik sergilemeye devam etmektedir. 2025 yılında 738 şehir CDP tarafından notlandırılmış, bunlardan 122'si çevresel liderlikleriyle A Listesi'nde yer almayı başarmıştır. İklim risklerini, ihtiyaçlarını ve fırsatlarını raporlayan; yüksek etkili ve ölçeklenebilir çözümler geliştiren şehirler, sürdürülebilir dönüşüm sürecinde önemli bir rol üstlenmektedir.

CDP Şehirler Programı hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için: CDP Cities Programı


CDP ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

CDP olarak 2030 yılına kadar Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'na ulaşmak için oluşturulması gereken küresel iş birliğine katkıda bulunmaktan mutluluk duyuyoruz. CDP'nin Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın takip edilmesine nasıl yardımcı olduğunu öğrenmek için aşağıdaki ikonlardan birine tıklayabilirsiniz.


CDP Türkiye Raporları ve Konferansları

CDP Türkiye İklim Konferansları

2010 yılından bu yana her yıl düzenlenen CDP Türkiye İklim Değişikliği ve Doğa Konferansı, iş dünyasının önde gelen temsilcilerini, politika yapıcıları, akademisyenleri ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirerek küresel ve ulusal ölçekte sürdürülebilirlik gündemini tartışmaya açan önemli bir platform sunmaktadır. Konferanslar, CDP'nin Türkiye’ye yönelik analiz sonuçlarını kamuoyuyla paylaşırken, en iyi performans gösteren şirketleri de ödüllendirerek sürdürülebilirlik yolculuklarını teşvik etmektedir.

Özellikle CDP’den A notu alan lider şirketlerin ödüllendirildiği tören, konferansın en prestijli bölümlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Küresel ölçekte en iyi çevresel performansı gösteren ve "CDP Liderleri" olarak tanınan şirketler, iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılıklarını belgeleyen ödüllerle onurlandırılmaktadır. Bu tören, şirketlerin sürdürülebilirlik alanındaki başarılarını görünür kılarken, diğer şirketler için de bir motivasyon kaynağı oluşturur.

 

CDP Türkiye Raporları

CDP Türkiye, her yıl yayımladığı kapsamlı raporlarla, Türkiye’de özel sektörün çevresel sürdürülebilirlik konularındaki ilerlemesini gözler önüne sermektedir. CDP Türkiye Raporları, şirketlerin sera gazı emisyonları, su yönetimi ve doğa ile ilgili risk ve fırsatlarını detaylandırarak iş dünyasının çevresel performansına dair kritik içgörüler sunar.

CDP Türkiye’nin düzenlediği konferanslar ve yayımladığı raporlar, şirketlerin çevresel performanslarını iyileştirme yolunda somut adımlar atmaları için önemli bir rehber niteliği taşımakta ve Türkiye'deki iş dünyasının sürdürülebilirlik dönüşümüne yön vermeye devam etmektedir.

 

CDP Türkiye 16. İklim ve Doğa Konferansı

CDP’nin 2025 yılı Türkiye Sonuçları, 15 Mayıs 2026 Cuma günü, CDP Türkiye 16. İklim Değişikliği & Doğa Konferansı, 2025 Sonuçları ve Ödül Töreni ile açıklandı.  CDP Türkiye’nin 2025 yılına ait analizlerini ve bulgularını içeren "CDP Türkiye 2025 İklim ve Doğa Raporu” ve CDP’nin Global Derecelendirme Metodolojisine göre belirlenen CDP Global ve CDP Türkiye Liderleri etkinlik sırasında kamuoyu ile paylaşıldı. CDP Türkiye Konferansı bu yıl “COP31'e Doğru: Raporlama İvmesini Küresel Rekabet Gücüne Dönüştürmek” teması ile gerçekleştirildi. 

CDP, 2025 yılında kurumsal soru seti ve KOBİ soru setinde bir önceki yıla kıyasla sınırlı değişiklikler yaparak raporlama çerçevesindeki istikrarı sürdürdü. Notlandırma metodolojisi büyük ölçüde korunurken, soru setlerinde açıklık ve notlandırmada tutarlılığı artırmaya yönelik iyileştirmeler gerçekleştiren CDP, ayrıca şirketlerin raporlama yükümlülüğünü azaltmak ve zorunlu raporlamayı teşvik etmek amacıyla dünyanın önde gelen standartları ve çerçeveleri ile iş birliği yapmaya devam ediyor. Bunların en önemlisi, Uluslararası Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları Kuruluşu’nun (ISSB) iklimle ilgili açıklama standardı olan IFRS S2'yi sorularına entegre etmesi oldu. Türkiye’de KGK tarafından yayınlanan Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları da ISSB’nin bu standartlarına dayanıyor.

CDP 2025 Türkiye Raporu’nun sonuçlarının Ülke Yöneticisi Mirhan Köroğlu Göğüş tarafından açıklandığı konferans kapsamında düzenlenen “Triple A Liderleri” panelinin moderatörlüğünü Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ozan Duygulu yaptı. Panele; Garanti BBVA Yönetim Kurulu Üyesi Mevhibe Canan Özsoy, Akbank CFO’su Türker Tunalı ve CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu konuşmacı olarak katıldı.  

 

CDP 2025 Ödül Töreni

İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Ormansızlaşma programlarının üçünde de A notu alarak Triple A List'e giren toplam 27 şirketten 5'i Türkiye'den oldu. Genel olarak ise Türkiye'den toplam 45 şirket en az bir program kapsamında A notu alarak liderlik gösterdi. İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarının her ikisinde de A notu alarak Double A List'e giren 16 şirket ile Su Güvenliği ve Ormansızlaşma programlarının her ikisinde de A notu alan 1 şirket de Türkiye'den çıktı. Ayrıca, Türkiye'den 16 şirket İklim Değişikliği Programı'nda, 7 şirket Su Güvenliği Programı'nda ve 2 belediye Şehirler Programı'nda A notu aldı. Etkinlik kapsamında CDP Global A Lideri olan şirketlerin ödüllerini TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Fatih Kemal Ebiçlioğlu ve KGK Başkan Yardımcısı Murat Yünlü takdim etti.

 


 

 

CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu'na ulaşmak için buraya tıklayınız.
CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu çıktılarının paylaşıldığı sunuma ulaşmak için buraya tıklayınız.
CDP Türkiye 2025 İklim Değişikliği ve Doğa Raporu'nun Türkçe ana bulgular kısmına ulaşmak için buraya tıklayınız.
CDP Türkiye 16. İklim ve Doğa Konferansı Basın Bülteni'ne ulaşmak için buraya tıklayınız. 
CDP Türkiye 16. İklim & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni CDP Türkiye YouTube hesabında yayınlandı. İzlemek için buraya tıklayınız.

Bugüne kadar liderlik gösteren şirketlerimize ulaşmak için buraya tıklayınız.

CDP Global web sitesine ulaşmak için: www.cdp.net

 

 

CDP Türkiye Ana Sponsoru

CDP Türkiye Rapor Sponsoru