“Eylem Onyılı” (Decade of Climate Action) hareketinin başlangıç yılı olan 2020’ye ani krizler ve bu sebeple -COP26 gibi- ertelenen planlar damgasını vurdu. Buna rağmen bazı ülkelerin ve devlet dışı aktörlerin iklim krizinin farkına vararak harekete geçmeye başladığını görüyoruz. 2021 senesinin ilk aylarında, dünya olarak pandemiye rağmen nelerin başardığımızı ve hangi alanlarda atıl kaldığımızı gözden geçiriyor ve ilerlemeyi acilen hızlandırmak için hangi aksiyonların alınması gerektiğine odaklanıyoruz.

Aralık 2020’de Paris Anlaşması’nın 5. yıldönümü; Birleşik Krallık, Fransa ve Birleşmiş Milletler ev sahipliğinde ve İtalya ile Şili ortaklığında gerçekleştirilen bir online İklim Zirvesi ile kutlandı. Hükümetler, iş dünyası ve sivil toplum burada bir araya geldi. Zirvede 75 farklı liderden, 45 tane Ulusal Katkı Beyanı (NDC) ve 24 tane net sıfır karbon hedefi planı duyduk. Birleşik Krallık, 2030 yılına kadar emisyonlarını %68 artırmayı taahhüt ederek, fosil yakıt ihracat finansmanına son vereceğini açıkladı. Diğer önemli kararlar arasında Danimarka’nın Kuzey Denizi’ndeki tüm yeni petrol ve gaz arama ve üretimine son verme ve Pakistan’ın 2030 yılına kadar ülkenin enerji ihtiyacının %60’ını yenilenebilir kaynaklardan temin etme taahhüdü yer alıyor.

Arjantin’in net zero taahhüdüyle birlikte G20 ülkelerinin yarısı 2050 yılından itibaren net sıfır hedefine ulaşma taahhüdünde bulunmuş oldu. Fakat önemli olan, uzun vadeli planların kısa vadeli aksiyonlar ile desteklenmesi. Yalnızca 70 ülke UNFCCC tarafından belirlenen son teslim tarihine uyarak Aralık ayında 2030 yılı itibarıyla emisyon azaltımı sağlamak için oluşturdukları planlarını sundu. Önemli kirleticilerden Avustralya, Rusya ve Meksika'nın tümü mevcut planları yeniden sunarken, Brezilya zaten yetersiz olan hedefini daha da zayıflattı. Çin zirvede yeni bir Ulusal Katkı Beyanı sözü verdi, ancak Kanada, Hindistan ve Endonezya gibi diğer büyük ekonomilerle birlikte herhangi bir plan sunmayan 100'den fazla ülke arasında yer aldı.

Önde gelen şirketler ve yatırımcılar iddialı iklim eyleminin uygulanabilir olduğunu kanıtladıkça, hükümetler ekonomide iklim eylemlerini yaygınlaştırmak için mekanizmalar oluşturmalı ve sağlam hükümet politikaları ile özel sektör birlikteliğinin birbirini nasıl desteklediğini göstermeli.

Hükümetlerin atması gereken adımlar:

1- İlk adım olarak, tüm hükümetler güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanları’nı 2021 yılında mümkün olan en acil şekilde sunmalı. Ulusal Katkı Beyanları’nı sunan fakat zamanla artan bir bağlılık ve kararlılık gösteremeyen hükümetler planlarını mutlaka gözden geçirmeli.

2- İddialı emisyon azaltımlarının yanı sıra, ülkelerin Doğa Tabanlı Çözümleri NDC'lerine dahil etmeleri gerekir. Doğayı merkeze almak, yalnızca NDC hedefini geliştirmek için uygun maliyetli bir yöntem değil; aynı zamanda biyoçeşitliliği korumanın, iklim krizine ve afetlere dayanıklılığı artırmanın, geçim kaynaklarını çeşitlendirmenin anahtarıdır.

3- Son olarak; iddialı planların, onları gerçekleştirmek için eşit derecede iddialı politikalarla takip edilmesi gerekir. İklimle Bağlantılı Finansal Beyan Görev Gücü (TCFD) tarafından sağlanan tavsiyeler doğrultusunda şirketler için çevresel raporlamaların zorunlu kılınması, tüm hükümetler için atılacak en kritik adımlardandır.

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

 

About the Author